bu kadar cok yagmur yaginca aklima superdorm’daki gunlerim geldi. doner sandalyeme oturur, ayaklarimi kalorifere koyar, elimde turk kahvesiyle damlalarin camdaki goruntusune ve pencereden gorunen sonbaharin sari agirlikli renklerine bakardim. ucaksavar sitesinin sessizligi ve sakinligi bana da huzur verirdi. butun bunlari ders calismak adi altinda yapardim -su anda da is yapiyor gorunmeme ragmen bunlari yazdigim gibi-. o zamanlar o pencereyi, o pozisyonumu, o goruntuyu hic birakamayacagimi zannederdim.
ama biraktim, onun uzerine daha birsuru yerleri benimsedigime kendimi inandirdim. ama sanirim o baskaydi. evet evet, superdorm her seyden baskaydi. simdi cok sevdigim evimi de birakmak zorundayim, ama hep birgun birakmak zorunda kalmayacagim ve her yerden cok sevecegim bir yer bulma ve oraya yerlesme umidiyle yapilan seyler bunlar.
good luck to me.